Türkçe   English   France   Germany   Italy   Spain   Suudi Arabi   China   Rusia   Japan   Greek   Portugal   Bulgaria   Romaina
iSLam-i Sevda

iSLam-i Sevda

Namazi Kazaya Birakmak

Farz namazlarını vaktinde kılmaya "eda", vaktinden sonra kılmaya da "kaza” denilir.

Namazı Kazaya Bırakmak



Vaktinde kılınmayan beş vakit namazın farzlarının kazası farz, vitir namazının kazası ise vaciptir. Sünnetler kaza edilmezler. Ancak kazaya bırakılan sabah namazı, aynı gün kerahet vaktinden sonra ve öğleden önce kaza edilirse, sünneti de farz ile birlikte kılınır.

Vaktinde kılınamayan namazın daha sonra kaza edileceği bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur: “Kim namazını kılmayı unutursa, onu hatırladığında kılsın. Çünkü onun başka keffâreti yoktur” (Buhârî, Müslim).

Ebû Katade (ra) başlarından geçen bir olayı şöyle anlatır: “Bir gece Rasûlullah (s.a.) ile birlikte yolculuk ediyorduk. İçimizden bazıları: “Yâ Rasûlallah, istirahat için konaklamamıza müsaade etseniz,” dediler. Rasûlullah: “Uyuyakalıp namazı kaçırmanızdan endişe ediyorum” buyurdular. Bilal “Ben sizi uyandırırım”, dedi. Bunun üzerine (Bilal’ın dışındakiler) yattılar. Bilal de arkasını kendi devesine dayayıp öylece beklediği sırada, uyku ağır bastığı için uyuyakalmıştı. Rasûlullah uyandığı zaman güneşin ışıkları da gözükmüştü. Bunun üzerine Rasûlullah, “Ey Bilal! Söylediğin söz nerede kaldı!” buyurdular. Bilal: “Bu güne kadar bana böyle ağır bir uyku gelmemişti”, dedi. Rasûlullah şöyle buyurdular: “Allah, istediği zaman ruhlarınızı kabzetti. İstediği zaman da iade etti. Ey Bilal! Kalk, insanları namaza davet için ezan oku. Rasûlullah abdest aldı, güneş yükselip bembeyaz olduğu vakitte de kalktı ve namaz kıldırdı” (Buhârî, Müslim, Ebû Dâvud)

Her iki hadisten de anlaşıldığı üzere, namaz ancak uyuyakalma veya unutma gibi bir özür sebebiyle kazaya bırakılabilir. Meşru bir mazeret bulunmaksızın namazı vaktinde kılmayıp da kazaya bırakmak, büyük bir günahtır. Namaz kaza edilmekle insan borçtan kurtulmuş olur. Ancak bu günahın affı için tevbe ve istiğfar edilmesi gerekir.

Kaza, edaya göre olduğundan, yolculuk halinde kılınamayan dört rekâtlı namazların kazası, -yolcu imiş gibi- ikişer rekât olarak kılınır. Bu hüküm Hanefîler’e ve Mâlikîler’e göredir. Şâfiîler’e ve Hanbelîler’e göre ise dört rekâtlık namazı kazaya kalan yolcu, bunu yine yolculuk halinde kaza ederse iki rekât olarak, mukîm durumunda iken kaza ederse dört rekât olarak kılar.

Kaynak:Doğruhaber





      

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=